Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

 
 
 
  Anasayfa » Allah\'ın Güzel İsimleri » Esmâ-ül Hüsnâ 1
Allah'ın Güzel İsimleri

 

ALLAH’IN GÜZEL İSİMLERİ
 
YÂ ALLAH
 
BÜTÜN KEMÂL SIFATLARINI KENDİNDE TOPLAMIŞ OLAN YÜCE YARADAN’IN ÖZEL İSMİDİR.
Bu ismin tecellisindeki Kul, “Abdullah” Allah’ın kulu sıfatını taşır. Bütün Esma-ül Hüsna’nın sırrına sahiptir. Bu Zât, Peygamberimizin gerçek vârisi olan Kutb-ül Aktâb’dır.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ RAHMANÜ
 
BÜTÜN KULLARINA VE MAHLÛKATA MERHAMET EDEN, ACIYAN VE ONLARI KORUYAN.
 
Mümin olsun veya inkâr eden olsun, iyi veya kötü olsun, ayırt etmeden bütün yarattıklarına merhamet eden ve onlara sayısız lütuflarda bulunan O’dur. “BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM” yüce kelimesi bütün kapalı kapıları açar, sıkıntılardan selâmete çıkarır, hastalıklara şifâ olur, kalpteki kirleri temizler.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ RAHİMÜ
 
ÂHİRETTE MÜMİNLERE MERHAMET EDEN VE ACIYAN.
 “SİZİ KARANLIKLARDAN AYDINLIĞA (NÛRA) ÇIKARMAK İÇİN ÜZERİNİZE MELEKLERİYLE BERABER RAHMETİNİ GÖNDEREN O’DUR. ALLAH MÜMİNLERE KARŞI ÇOK MERHAMETLİ, RAHİM’DİR” (Ahzab Sûresi, Âyet: 43)
 
Bu ismin tecellisindeki Kul, tamamen İslâmî ölçüler içinde yaşar ve Allah’ın kendisinden râzı olduğu bir kuldur.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ VEHHÂBU
 
KARŞILIK BEKLEMEDEN, LÂYIK OLUP OLMADIĞINA BAKMADAN, PEK ÇOK NİMET VEREN, BAĞIŞTA BULUNAN, ZİYÂDESİYLE CÖMERT OLAN.
Bu ismin tecellisine eren Kul, karşılıksız ve maksatsız olarak insanlara, lâyık olsun olmasın, ikrâm ve ihsan eder. “EY RABBİMİZ! BİZLERE HİDÂYET BUYURDUKTAN SONRA KALPLERİMİZİ SAPMAKTAN KORU VE KENDİ YÜCE İZZETİNDEN BİZLERE BİR RAHMET BAĞIŞLA. ŞÜPHE YOK Kİ VEHHAB OLAN ANCAK SENSİN.” (Âl-i İmran Sûresi, Âyet: 8)
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ HÂBÎRU
 
HERŞEYDEN HABERDAR OLAN, BÜTÜN EŞYÂNIN HAKİKATİNİ BİLEN.
BU YÜCE İSMİN, ALÎMÜ İSMİNDEN FARKI: HÂBÎR GİZLİ VE BÂTINÎ ŞEYLERİ DE TAM OLARAK BİLİR. Bu ismin tecellisindeki Kula, Allahû Teâlâ her oluşun evvelindeki ve sonundaki hâli bildirir.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ MÜTEKEBBİRÜ
 
HER TÜRLÜ İHTİYAÇTAN VE NOKSANLIKTAN UZAK VE YÜCE OLAN. YARATILMIŞLARIN ÖZELLİKLERİNE BENZEMEKTEN UZAK OLAN. MUTLAK ÜSTÜNLÜĞE SAHİP OLAN.
Bu ismin tecellisindeki Kul, kendi kibrini yok eder ve Allah’tan başkasına eğilmez.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ HÂLİKU
 
BÜTÜN EŞYÂYI TAKDİR EDEN, YOKTAN VAR EDEN, YARATAN.
Yüce Allah, El Hâliku ismi ile eşyâyı takdir eder, El Bâriu ismi ile icâd eder, El Musavvir ismi ile de şekillendirir.
 
Bu ismin tecellisindeki Kulun Allah’ın dilediği ölçüde, her şeyi yapmaya gücü yeter.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ BÂRİU
 
ÖRNEĞİ OLMAKSIZIN YARATAN, İCÂD EDEN, VAR EDEN.
 “EY İNSAN! O KEREMİ BOL RABBİNE KARŞI SENİ ALDATAN NEDİR? O Kİ SENİ YARATAN, SANA DÜZGÜN UZUVLAR VEREN, ONLARI BİRBİRİNE DENK YAPMAK SÛRETİYLE SANA ŞU DÜZEN VE DENGEYİ BAHŞEDENDİR. O, SENİ DİLEDİĞİ HERHANGİ BİR SÛRETTE TERKİP EDENDİR.”(İnfitâr Sûresi, Âyet: 6-8)
Bu ismin tecellisindeki Kul, yanlış, hatâlı hareket etmekten korunmuştur. Her hareketi yerli yerindedir. Çünkü bu ismin tecellisi Rahman isminin tecellisi ile beraber olur. RAHMAN OLAN ALLAH’IN BU YARATMASINDA BİR DÜZENSİZLİK BULAMAZSIN” (Mülk Sûresi, Âyet: 3)
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ MUSAVVİRÜ
 
HER ŞEYE, BÜTÜN VARLIKLARA ŞEKİL VEREN.
“ANA RAHİMLERİNDE SİZE DİLEDİĞİ ŞEKİLDE BİÇİM VEREN O’DUR.” (Âl-i İmran Sûresi, Âyet: 6)
Bu ismin tecellisindeki Kul, olayları Allah’ın istediği yönde şekillendirir.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer
 
YÂ GAFFÂRU
 
ÇOK BAĞIŞLAYICI OLAN.
“BEN TÖVBE EDEN, İNANIP İYİ İŞLER YAPAN, SONRA DA DOĞRU YOLU BULAN İÇİN MUHAKKAK ÇOK BAĞIŞLAYICIYIM.” (Ta-Ha Sûresi, Âyet: 82)
Bu ismin tecellisindeki Kul, başkalarına âit olan ve gizlenmesi gereken bütün ayıp ve kusurları gizler ve bağışlar.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer
 
YÂ KAHHÂRU
 
HER ŞEYE VE HER ŞEY ÜZERİNE GALİP OLAN.
 “O GÜN ONLAR ORTAYA ÇIKARLAR. ONLARDAN HİÇBİR ŞEY ALLAH’A GİZLİ KALMAZ. VE ONLARA SORULUR: BUGÜN MÜLK KİMİNDİR? VÂHİD VE KAHHÂR OLAN ALLAH’INDIR.” (Mümin Sûresi, Âyet: 16)
Bu ismin tecellisinde olan Kul, her zulüm edeni kahretme kabiliyetine sahip olur. Dâima düşmanına galip gelir. Hiçbir kuvvet onu mağlup edemez. Kendi nefsaniyetinden tamamen kurtulmuştur.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer
 
Y KÂBIDU
 
HİKMETİ GEREĞİ, DİLEDİĞİ KİMSE ÜZERİNE RIZKI VE HER ŞEYİ DAR EYLEYEN, CANLARI ALAN.Bu ismin tecellisindeki Kul, kendisine ve başkalarına lâyık olmayan şeylerden nefsini tutabilen kimsedir.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer
 
YÂ BÂSITU
 
HİKMETİ GEREĞİ, DİLEDİĞİ KİMSE ÜZERİNE, RIZKI VE HER ŞEYİ AÇIK EDEN, HAYAT VEREN.
Bu ismin tecellisindeki Kul, Allah’ın istediği ölçüde, insanların gönüllerini ferah ve geniş kılar. Bu kişi aynı zamanda “El Batın” yüce isminin de tecellisine ermiştir.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer
 
YÂ HÂFIDU
 
ALÇAK EYLEYİCİ.
NEFSİNİN ESİRİ OLANLARI ESFELİ SAFİLİNE İNDİRENDİR. ALLAH’A İSYAN EDEN, BAŞKALARINA ZULMEDENLERİN GURUR VE KİBİRLERİNİ KIRARAK, ONLARI AŞAĞILARIN AŞAĞISINA İTEN, ALÇAK GÖNÜLLÜLÜĞÜ, YUMUŞAK BAŞLILIĞI ONLARA ÖĞRETEN O’DUR.
Bu ismin tecellisindeki Kul, nefsini her türlü aşağılıklardan korur.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ RÂFIU
 
YÜCE EYLEYİCİ.
O güzel ahlâklı, iyi işler yapan, verici olan, affedici olan, kusurları örtücü olan, sabırlı, şefkatli, cömert, merhametli, gayretli, doğruluktan ayrılmayan, nefsine esir olmayan kullarını kendine yaklaştırarak, onlara yüksek derece ve makamlar verir.
Bu ismin tecellisindeki Kul, çok yüksek derecelere erer ve lâyık olanların da yüksek derecelere ermesine vesile olur.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ AZÎZÜ
 
HER ŞEY ÜZERİNE GALİP VE GÜÇLÜ OLAN. O ULAŞILAMAYAN, EN DEĞERLİ VE BENZERİ OLMAYANDIR. Bu ismin tecellisindeki Kulu hiçbir kuvvet mağlup edemez. Kendisi ise istediğini mağlup eder.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ KEBİRÜ
 
TAM KUDRET SAHİBİ, HER ŞEYE ÜSTÜN VE BÜYÜK.
O’NUN VARLIĞI MÜKEMMELDİR. ÖNCESİ VE SONU YOKTUR. BÜTÜN VARLIKLAR O’NDAN MEYDANA GELMİŞTİR. KUVVET VE KUDRETİN TEK SAHİBİDİR.
Bu ismin tecellisindeki Kul, akıl, ilim sahibi olması ve Allah’ın emirlerine ve yasaklarına tam uyması ile herkese örnektir. Etrafındakilere dâima maddî ve mânevî faydalı olur.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ REZZAKU
 
KULLARINA MADDÎ MÂNEVÎ BOL BOL RIZIK VERİCİ.
Bu ismin tecellisindeki Kul, bol, bereketli, hayırlı ve kolay rızka sahip olur.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ ALÎMÜ
 
HER ŞEYİ ÇOK İYİ BİLEN.
GAYBIN ANAHTARLARI O’NUN YANINDADIR. ONLARI O’NDAN BAŞKA KİMSE BİLMEZ. O KARADA VE DENİZDE NE VARSA HEPSİNİ BİLİR. BİR YAPRAK DÜŞMEZ Kİ ONU BİLMESİN. YERYÜZÜNÜN KARANLIKLARI İÇİNDE TEK BİR DANE, YAŞ VE KURU NE VARSA HEPSİ APAÇIK BİR KİTAPTADIR (KİTAB-I MÜBİN’DE).”
 (En’am Sûresi, Âyet: 59)
Bu ismin tecellisindeki Kul, Allah’ın lûtfu ile kimseden bir şey öğrenmeden, Allah’ın izin verdiği kadar her şeyi bilen kişidir. Bu ilme İlm-i Ledün denir. Bu ilmin bir ismi de İrfan’dır. İrfan, Hakk’ı Hak ve doğru olarak bilmektir.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ ŞEKÛRÜ
 
AZ AMELE ÇOK KARŞILIK VEREN. SAYILI GÜNLERDE YAPILAN AMEL KARŞILIĞINDA ÂHİRET ÂLEMİNDE SONSUZ NİMETLER VEREN.
Allah’tan gelen bir iyiliğe karşı Kul, O’na “Şükür” eder. Allah, Kulların bu nimetlere şükrünü de gönüllerine yerleştirendir. Faili mutlak Hz. Allah’tır. Yüce Yaradan, yapılan bir iyi işe karşı hudutsuz karşılık, mükâfat verir. “GEÇMİŞ GÜNLERDE YAPTIĞINIZ İYİ AMELLERİN KARŞILIĞI OLARAK, (CENNETTE) AFİYETLE YİYİN, İÇİN.”   (El Hakka Sûresi, Âyet: 24)
Bu ismin tecellisindeki Kul, Rabbine dâima şükür hâlindedir. Her nimeti ancak O’ndan görür.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ MECİDÜ
 
KUDRET VE AZAMET SAHİBİ.
Gerçek şeref ve yücelik sahibi sadece Allah’tır. Mutlak kudret yalnız O’na âittir. Mecid ismi; Celîl, Vehhab ve Kerîm isimlerini de içine alır.
Bu ismin tecellisindeki Kul, Kur’ân ahlâkı ile ahlâklanmıştır. Namazlarda okunan Salavatın sonunda “İNNEKE HAMİDUN MECİD yani MUHAKKAK Kİ SEN HAMİD VE MECİD’SİN”deriz.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ BÂİSU
 
ÂHİRETTEKİ DİRİLME GÜNÜNDE HALKI DİRİLTEN, KABİRLERDEN HALKI KALDIRAN, GÖNÜLLERDE SAKLI OLANLARI MEYDANA ÇIKARAN VE PEYGAMBERLER GÖNDEREN, BÖYLECE ÖLÜ KALPLERİ İMÂN NÛRUYLA DİRİLTEN.
Ba’s, âhiretteki dirilmedir. Buradaki dirilme, ruhu taşıyacak yeni bir bedenin oluşması demektir. Yoksa RUH ZATEN ÖLMEZ. Sadece dünya hayatı, kabir hayatı, berzah, hesap günü, cennet ve cehennem için ayrı bedenlere bürünür. Ruh, bir defa ALLAH’IN EMRİ olarak yaratıldı, bir daha ölmez. Sadece bulunduğu ortama göre, uygun yeni bir bedene bürünür.
CÂHİL İNSAN, ALLAH’I BİLMEYEN İNSAN ÖLÜ GİBİDİR. PEYGAMBERLER, VELÎLER, ÂLİMLER BU İNSANLARIN KALPLERİNİN DİRİLİP HAYAT BULMASINA VESÎLE OLURLAR, BÖYLECE BU İSME LÂYIK OLURLAR.
Bu yüce ismin tecellisindeki Kul, mânen ölüp, nefsaniyetten, şehvetten, heva ve hevesten temizlendikten sonra Allahû Teâlâ’nın, kalbini ebedî hayatla dirilttiği kimsedir. Bunlar, cehâletin öldürdüklerini ilim ve irfânla diriltirler.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ SELÂMÜ
 
EY HER TÜRLÜ ÂFETLERDEN VE NOKSANLIKLARDAN UZAK OLAN, KULLARINA SELÂMET VEREN.
Bu ismin tecellisindeki Kul, Allah’ın her âfetten, her ayıptan ve her noksandan koruduğu kuldur.
 “ONLARA, RAHİM OLAN RABLERİNDEN SELÂM GELİR.” (Yasin Sûresi, Âyet: 58)
Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz Hazretleri her namazından sonra şöyle söylerdi: “ALLAH’IM, SENSİN, SELÂM VE SELÂMET SEN’DENDİR” YANİ “ALLAHÜMME ENTE’S SELÂM VE MİNKE’S SELÂM”
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
YÂ MELÎKÜ
 
MÜLKÜ VE SALTANATI MUTLAK VE DEVAMLI OLAN PÂDİŞAH.
Bu ismin tecellisindeki Kul, hem kendi nefsine, hem de başkalarının hareketlerine, Allah’ın izni ölçüsünde, hâkim olur.
Gönülden zikreden Allah’ın rahmetine erer.
 
  Trio Yazılım